ArtUs

Ekol

ArtUs Ekol dostlarımız, son derece sıra dışı sanat projelerine ev sahipliği yapma konusunda harikalar yaratıyor. Bizden, galeride eserlerini sergileyen bazı sanatçıları yansıtmamızı istediler.

Sanata & yaratıcılığa

Ekol Nedir?

Biz, kendi sanat çalışmalarımızı sürdürmek, üretmek ve birbirimizden öğrenmek için bir araya gelmiş üç insanız. Zaman içinde bu üretim alanını, sanata gerçekten ilgi duyan ve öğrenmek isteyen insanlarla da paylaşmak istedik.

Atölyemizde sanatın yalnızca ortaya çıkan işle değil, öğrenme ve üretme süreciyle ilgili olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle çalışmalarımız teknik ve akademik bir temele dayanıyor; ancak bir okulun katı programı ve disiplininden çok, atölye kültürünün doğal öğrenme biçimini benimsiyoruz.

Kendi aramızda da sürdürdüğümüz usta–çırak ilişkisini bu ortamın önemli bir parçası olarak görüyoruz. Deneyimin aktarıldığı, tekniğin gösterildiği, birlikte çalışıldığı; ama zaman içinde herkesin kendi görsel dilini ve üretme biçimini bulmasının teşvik edildiği bir alan yaratmaya çalışıyoruz.

Ne yapıyoruz?

Buraya gelen kişinin daha önce sanat eğitimi almış olması gerekmiyor. Bizim için önemli olan yetenekten çok merak, emek verme isteği ve öğrenmeye açıklık. Hayatının başka bir döneminde, başka bir meslekle uğraşırken sanata yer açmak isteyen; yaptığı işi ciddiye alan ama bunu sınavlar, notlar ya da diplomalar için değil, kendisi için yapan insanlarla aynı atölyeyi paylaşmak istiyoruz.

Çünkü sanatla uğraşmanın yalnızca profesyonel sanatçılara ait olmadığını düşünüyoruz. İnsan, hayatının herhangi bir döneminde öğrenmeye başlayabilir; tekniğini geliştirebilir, üretebilir ve sanatın içinde kendine ait gerçek bir alan kurabilir.

Bizim için atölye tam olarak böyle bir yer:
Öğrenmek, üretmek, paylaşmak ve sanatın içinde zaman geçirmek isteyen insanların bir araya geldiği yaşayan bir çalışma alanı.

Ben Tahir.

 

Çocuk yaşından sanata meylim düştü. 12 yaşından itibaren profesyonel anlamda sanat eğitimi almaya başladım. Bu serüven Bakü Güzel Sanatlar Akademisi Metal Heykel Bölümünden mezun olmamla sonuçlandı.

 

Yani teknik açıdan. Yoksa hala devam ediyor eğitim.

 

Kafa karışıklığı olmasın; hem eğitim veriyorum hem de alıyorum. Hani hayat öyle bir şey ya… Karıştı galiba. Neyse.

2000 senesinde bir anıt heykel projesi için Türkiye’ye geldim.

Sonra bir proje ve bir proje daha ve… Derken kendi atölyemde sanat eğitimi vermeye başladım.

 

Heykeller, resimler, sergiler, öğrenciler arasında yıllar geçti.

2009 yılında Selçuk Üniversitesi GSF Heykel Bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladım. Bu serüven de 2019 yılına kadar devam etti. Dile kolay on yıl…

 

Sonrası, özgürlük…

 

Bunca yıllık sanat tecrübemi özgürce ve daha samimi bir ortamda paylaşabileceğim, insanlarla güzel vakit geçirebileceğim bir ortam…

 

Şimdi oldu galiba; hani şu bahsettiğim eğitim vermek, eğitim almak kısmı vardı ya, kafa karıştıran. İşte o… Paylaşmak en güzeli.

 

Paylaşmak demişken bir ara Saint Petersburg’da bir çalıştaya katılmıştım. Orada yaptığım çalışmam Hermitage Müzesi arşivine alınmıştı. 1. Kalfam ve 2. Kalfam bunu da paylaşmamı salık verdiler. Önemliymiş. Nerde eski kalfalar..

- Heykel

Göze çarpan çalışma

Her hafta gözümüze çarpan çalışmayı burada sergiliyoruz.

- Heykel
- Resim
- Resim

Work in motion

Play Reel

We look forward to the opportunity to collaborate with you and bring your own extraordinary story to life.

In the news

Spead

the Ideas

Welcome to our videography blog, where stories come to life through the lens.